<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Töre Veterinerlik</title>
	<atom:link href="https://torevet.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://torevet.com</link>
	<description>Büyükbaş &#38; Küçükbaş Ekipmanları ve Veterinerlik Hizmetleri</description>
	<lastBuildDate>Sat, 26 Sep 2026 21:47:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.2</generator>

<image>
	<url>https://torevet.com/wp-content/uploads/2024/01/fav-150x150.png</url>
	<title>Töre Veterinerlik</title>
	<link>https://torevet.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>GÜNEY KORE’DE LAPAROSKOPİK SUNİ TOHUMLAMA</title>
		<link>https://torevet.com/guney-korede-laparoskopik-suni-tohumlama/</link>
					<comments>https://torevet.com/guney-korede-laparoskopik-suni-tohumlama/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Sep 2026 21:41:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ürünlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://torevet.com/?p=1349</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’den Töre Çiftliği’nden Dorper Koç’tan aldığımız sperma ile Güney Kore’de Avustralya Merinoslarını laparoskopik suni tohumlama yaptık.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’den Töre Çiftliği’nden Dorper Koç’tan aldığımız sperma ile Güney Kore’de Avustralya Merinoslarını laparoskopik suni tohumlama yaptık.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://torevet.com/guney-korede-laparoskopik-suni-tohumlama/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KOYUNLARDA İKİ YILDA ÜÇ DOĞUMU METODU VE FAYDALARI</title>
		<link>https://torevet.com/koyunlarda-iki-yilda-uc-dogumu-metodu-ve-faydalari/</link>
					<comments>https://torevet.com/koyunlarda-iki-yilda-uc-dogumu-metodu-ve-faydalari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mahmut Çalış]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Jul 2026 10:13:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://torevet.com/?p=1338</guid>

					<description><![CDATA[Koyunlarda iki yılda üç doğum metodu modern koyun işletmeciliğinin uygulaması gereken en önemli uygulamalardan biridir. Bu sayede yılda bir koyundan ortalama bir buçuk doğum buda yaklaşık koyun başına 2 veya 2.2 kuzu demektir. Koyunun bu sisteme hazırlanması için (close up)gebeliği son bir aylık döneminden itibaren doğumdan 75. Güne kadarki zamanda bakım ve besleme koşulları, rasyon [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Koyunlarda iki yılda üç doğum metodu modern koyun işletmeciliğinin uygulaması gereken en önemli uygulamalardan biridir. <span id="more-1338"></span>Bu sayede yılda bir koyundan ortalama bir buçuk doğum buda yaklaşık koyun başına 2 veya 2.2 kuzu demektir. Koyunun bu sisteme hazırlanması için (close up)gebeliği son bir aylık döneminden itibaren doğumdan 75. Güne kadarki zamanda bakım ve besleme koşulları, rasyon programları özenle hazırlanmalı, enerji/protein dengesi, vitamin mineral takviyesi özellikle a,d,e vitaminleriyle cu,zn,mn,p ve beta-caroten e çok dikkat edilmeli.Zamanında gebelik kontrolleri yapılıp ikiz ve üçüz gebeler ayrı beslenmeli.<br />Doğum sonrası besleme programı düzgün bir şekilde yapılıp kondüsyon kaybına uğratılmamalı,vitamin,mineral,iç dış parazit uygulamaları yapılmal.Kırkıncı gün meletonin 60 -65.gün sünger ugulaması, 75-80.gün tohumlama yada koç katımı yapılmalı.30-40 günler arası gebelik kontrolü yapılıp gebeler sürüye katılmalı,gebe olmayanlar tekrar programa alınmalı.<br />FAYDALARI<br />1-Yıllık 2-2.2 kuzu elde etmek mümkündür<br />2-Toplu senkronize edildiği için gebelik kontrolü ve doğum takibi kolaydır.<br />3-Koyundan makimum fayda ve gelir elde edilir.<br />4-Doğumlar toplu olduğu için satışta kolay olur,kuzuların aralarında kilo farkı çok azdır.<br />5-Kuzuların bakım beslemesi kolaydır<br />6-koyunlarda doğum aynı zamanda olduğu için yeniden koça getirme kolaydır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://torevet.com/koyunlarda-iki-yilda-uc-dogumu-metodu-ve-faydalari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KOYUNLARDA SUN İ TOHUMLAMA NASIL YAPILIR,FADALARI NEDİR?</title>
		<link>https://torevet.com/koyunlarda-sun-i-tohumlama-nasil-yapilirfadalari-nedir/</link>
					<comments>https://torevet.com/koyunlarda-sun-i-tohumlama-nasil-yapilirfadalari-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mahmut Çalış]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:25:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://torevet.com/?p=1333</guid>

					<description><![CDATA[Koyunlarda suni tohumlama üç şekilde yapılabilir 1-vajinal yolla koçtan usulüne uygun olarak alınan sperm  hemen vajinal bölgeye ,serviks in ön kısmına bırakılır.Başarı oranı düşüktür %15-20 civarı 2-intra servikal yolla  koçtan usulüne uygun olarak alınan sperm ya direk olarak serviks ağzına yada geçilebilirse birinci boğumdan sonra serviks kanaluna bırakılır.Başarı oranı %30-50 arasıdır ama servikse girmek zordur [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Koyunlarda suni tohumlama üç şekilde yapılabilir<span id="more-1333"></span></p>
<p>1-vajinal yolla</p>
<p>koçtan usulüne uygun olarak alınan sperm  hemen vajinal bölgeye ,serviks in ön kısmına bırakılır.Başarı oranı düşüktür %15-20 civarı</p>
<p>2-intra servikal yolla</p>
<p> koçtan usulüne uygun olarak alınan sperm ya direk olarak serviks ağzına yada geçilebilirse birinci boğumdan sonra serviks kanaluna bırakılır.Başarı oranı %30-50 arasıdır ama servikse girmek zordur</p>
<p>3-intra uterin yolla</p>
<p>koçtan usulüne uygun olarak alınan sperm uygun sperm sulandırıcılarla çoğaltıktan sonra önceden senkronizeedilmiş,zamanlı kızgınlık oluşturulmuş koyun kızgınlık zamanıda gözetilerek kızgınlığın son üçte birinde  sehpaya sırt üstü yatırılıp,memenin 3-4 cm önünden laparaskopi trokarıyla girilip sehpa 45 derece eğimli hale getirilip trokarın içinden laparaskopi ile uterus kornlarının icine sperm enjekte edilr.Bu yöntem koyunlarda suni tohumlamada en başarılı yoldur.%75-80</p>
<p>FADALARI</p>
<p>1-Tek bir koçla 100-200 koyun tohumlanabilir hatta laparaskopik olursa 500 e kadar çıkar</p>
<p>2-Elit sürü oluşturmada yolu kısaltır</p>
<p>3-hastalık kontrolu  daha kolay olur</p>
<p>4-fazla koç masrafından kurtulunmuş olunur</p>
<p>5-koyunlar kızgınlık senkranizasyonu yapılacağı için doğumlar tek tip,yakın zamanda olur</p>
<p>6-iki yılda üç doğum yaptırmakkolaylaşır</p>
<p>7-senkronize edildiği için ikiz oranında bariz artış görülür</p>
<p>8-Bir koç ile birden fazla bölgede yüzlerce koyun tohumlamak mümkündür</p>
<p>9-Bir koçtan masimum faydalanılır. şöyleki:bir koç yılda maksimum 50 ila 100 koyunu doğal yoldan tohumlayabilirken laparaskopik suni tohumlama binlerce koyun tohumlanabilir.</p>
<p>10-baba bir olduğu için sürünün pedigrisi kolayca tutulur.</p>
<p> KOYUNLARDA SUNİ TOHUMLAMAYI NASIL YAPTIRABİLİRİM?</p>
<p>TÖRE VEERİNERLİK HİZMETLERİ  KANALIYLA YAPITIRA BİLİRSİN,Z</p>
<p>05324226326/PAMUKKALE/KURTLUCA/DENİZLİ</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://torevet.com/koyunlarda-sun-i-tohumlama-nasil-yapilirfadalari-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DORPER KOYUN YETİŞTİRİCİLİĞİ</title>
		<link>https://torevet.com/dorper-koyun-yetistiriciligi/</link>
					<comments>https://torevet.com/dorper-koyun-yetistiriciligi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mahmut Çalış]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Oct 2022 11:44:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://torevet.com/?p=1201</guid>

					<description><![CDATA[Anavatanı güney Afrika dır. 1930 lu yıllarda, İngiliz Dorset Horn koçları ile Karakafalı Pers(Somali)koyunlarının çapraz melezlemesiyle üretilmişler, bundan dolayı da Dorper olarak adlandırılmışlardır. Kanaatkar ve güçlü çöl hayvanları olan Karakafalı Pers (Somali)koyunları Afrika’nın yerel ırklarındandır.İngiliz Dorset Horn ırkı koçlar ile çiftleştirilerek ideal bir kombinasyon elde edilmiştir. Doğan kuzular çok hızlı bir gelişme gösterirler, özel genleri [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Anavatanı güney Afrika dır. 1930 lu yıllarda, İngiliz Dorset Horn koçları ile Karakafalı Pers(Somali)koyunlarının <span id="more-1201"></span>çapraz melezlemesiyle üretilmişler, bundan dolayı da Dorper olarak adlandırılmışlardır.</p>
<p>Kanaatkar ve güçlü çöl hayvanları olan Karakafalı Pers (Somali)koyunları Afrika’nın yerel ırklarındandır.İngiliz Dorset Horn ırkı koçlar ile çiftleştirilerek ideal bir kombinasyon elde edilmiştir. Doğan kuzular çok hızlı bir gelişme gösterirler, özel genleri sayesinde güçlü sırt ve but kaslarına sahiptirler. Dorperler iki guruba ayrılır.  Dorper siyah baş ve boyunlu%85-beyaz gövdeli%15 civarındadır. Dorper ve beyaz dorper arasında, renk dışında temel olarak pek büyük farklılıklar yoktur.Son 15-20 yılda sperm, embriyo ve canlı hayvan olarak, aralarında Çin, Amerika, Kanada, Meksika, Brezilya, Avusturalya, Yeni Zellanda, İsviçre, Almanya gibi ülkelerin de olduğu 57 ülkeye ihraç edilmişlerdir. 1995 ve 1996 yıllarında Almanya’ya embriyo gönderimi, İsviçre’ye 1999 yılında canlı, 2001 yılında da embriyo gönderimi olmuştur. Almanya, İsviçre ve Avusturya’daki Dorper’lerin tamamı, bu hayvanlardan üretilmişlerdir. Maalesef günümüzde Güney Afrika’dan Avrupa’ya hayvan girişi mümkün değildir.</p>
<p dir="auto">IRKA HAS ÖZELLİKLER :</p>
<p dir="auto">Sakin karakterleri, Dorper koyunlarıyla çalışmayı kolaylaştırır. Uyum kabiliyetleri çok yüksektir. Isı ve haşarata karşı çok dirençlidirler. Mavi dil hastalığına karşı doğal bir dirençleri vardır. Kuvvetli, fıçı formunda gövdesi olan, iyi bir kas yapısına sahip, orta büyüklükte bir koyundur. Baş ve boyun siyah, gövde beyazdır. Kısa, hafif ve karışık görünümlü yapağı, tümüyle olmasa da yaz aylarında kendi kendine dökülür. Kafa, karın ve bacaklar kısa tüylüdür. Kural olarak koyunlarda boynuz olmaz. Koçlarda ise zayıf boynuz kökleri vardır. Nadiren boynuz da olabilir. Kuvvetli eklemleri ve uzun mesafe yürüme kabiliyetleri sayesinde mera veya otlaklarda güdülmeye uygundurlar. Yem de seçici değillerdir. Kuru ve kartlaşmış otları, bodur bitkileri, küçük çalıları tüketebilirler. Çeşitli iklim ve otlatma koşullarına uyumludur.Az yemden maksimum canlı ağırlık kazanması ve düşük kaliteli otlaklardan dahi iyi yararlanması bu ırkın dikkat çeken özelliğidir.Sezona bağlı olmayan çiftleşme kabiliyetleri ile 2 senede 3 kuzulama mümkündür. Doğum başına ortalama kuzu sayısı 1,5 tir. Kolay doğum yapar, kuzuların yaşam gücü çok yüksek, süt verimi iyidir, analık kabiliyetleri mükemmeldir. Koçlar da hayalar aynı büyüklükte olmalı , ne çok küçük, ne de çok sarkık olmamalıdır.</p>
<p dir="auto">Dorper koyununun yetiştirme ve bakılmasındaki hedef, uygun olmayan koşullarda bile, ekonomik kuzu eti üretimidir. Bundan dolayı, damızlık seçiminde verim özellikleri ilk planda tutulmalıdır. Uzun-geniş ve derin bir gövdeye, geniş ve derin bir göğüse, kaslı sağlam bir bele sahip olmaları istenir. Büyük gözlü, sağlam ve kusursuz çene yapısı olan etkili bir kafaya sahip olmaları gerekir. Sağlam bir vücut, düzgün bir bacak yapısı ve tercihan siyah tırnaklara sahip olmalıdırlar. Kafa ve boyun siyah,</p>
<p dir="auto">gövde beyaz olmalı. Gövde de el büyüklüğünde siyah lekeler ve siyah bölgelerde küçük beyazlıklar kabul edilebilir. Tüysüz gövde bölgelerinde deri mümkün olduğunca pigmente(renkli) olmalı. Başka vücut parçalarındaki pigment lekeleri hata değildir. Tüylerini yaz mevsimi başında kendi döker. Kuzular mera şartlarında 4-5 ayda 38-42 kg ağırlığa ulaşabilmelidirler. Etlerinde yağ oranı çok düşüktür. İyi gelişememiş ve ekstra uzun bacaklı hayvanlar, kahverengi başlı, kahverengi göz çevreli, mavi gözlü hayvanlar damızlıktan çıkartılmalıdır.</p>
<p dir="auto">İlk bahar ve son bahar aylarında tüylerini döktükleri için kırkım gereği duyulmaz. Bir çok dış parazite ve mavi dil hastalığına karşı doğal dirençlidir.Sekiz ayda bir doğum yaptırılabilmesi ve 1.5 civarında ikizlik oranı olması,kızgınlıkta mevsime çok bağımlı olmaması.kuzularının yaşam endeksinin yüksek olması,canlı ağırlık artışının 350-380 gr civarında olması diğer ırklara olan üstünlüğüdür.Avustralyadaki denemelerde 105-120 günde 36 -38kg canlı ağırlık ve 16-18 kg karkas elde edilmiştir</p>
<p dir="auto">Dorper ağırlıkları : Yaşlı koçlar : 100 – 120 kg. 1 yaşında koçlar : 80 – 100 kg 6 aylık erkek kuzular : 50 – 60 kg. Anaç koyunlar : 70 – 80 kg. 6 aylık dişi kuzular : 50 – 55 kg dır.</p>
<p>Denizli pamukkale/ kurtluca mahallesinde  TÖRE VET çiftliğinde embiryo transferi ve suni tohumlama yöntemiyle çoğalttığımız dorper kuzular satışa sunulacaktır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://torevet.com/dorper-koyun-yetistiriciligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SICAKLIK STRESİNİN SÜT İNEKLERİNDE ETKİSİ</title>
		<link>https://torevet.com/sicaklik-stresinin-sut-ineklerinde-etkisi/</link>
					<comments>https://torevet.com/sicaklik-stresinin-sut-ineklerinde-etkisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mahmut Çalış]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Feb 2020 17:05:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://torevet.com/?p=1070</guid>

					<description><![CDATA[Sağmal ineklerde ve düvelerde sıcaklık stresini azaltmak, süt kalitesini artırmak ve mastitis vakalarını önlemek için yönetim stratejileri; (   Stephen C. Nickerson, professor; Animal Scince Departmet) Modern süt işletmelerinin karlılığı süt veriminin yükseltilmesiyle olur; bunun yanında hayvan sağlığını ve refahını, ineklerin tohumlanarak yılda bir defa gebe kalmasını ve 7 ay yüksek süt alınmasını unutmamalıdır. İneklere günde [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sağmal ineklerde ve düvelerde sıcaklık stresini azaltmak, süt kalitesini artırmak ve mastitis vakalarını önlemek için<span id="more-1070"></span> yönetim stratejileri;</p>
<p>(   Stephen C. Nickerson, professor; Animal Scince Departmet)</p>
<p>Modern süt işletmelerinin karlılığı süt veriminin yükseltilmesiyle olur; bunun yanında hayvan sağlığını ve refahını, ineklerin tohumlanarak yılda bir defa gebe kalmasını ve 7 ay yüksek süt alınmasını unutmamalıdır. İneklere günde 2 defa, 3 defa hatta bazı işletmelerde 4 defa sağım yapılmaktadır. Robot sağım sistemlerinde 5 veya daha fazla süt sağımı yapılmaktadır. Mera imkânı olmayan barınaklarda inekler kapalı tutulmakta, beton zeminlerde yürümekte, daha fazla süt için yüksek genetik potansiyelli inekler seçilmekte ve beslenmelerinde yüksek enerjili yemler kullanılmaktadır. Dünya nüfusunun beslenme taleplerini karşılamak için yüksek süt verimi de beraberinde daha büyük stres getirir. Maalesef sıcak ve rutubetli bölgeler, radyasyon, hayvanların kalabalık barındırılması, sinek ve haşereler bu strese ilave olur. Bunun sonucunda da düşük süt verimi ve kalitesi mastitisin ortaya çıkması ve verimsizliğe neden olur.</p>
<p>Çevresel stresi azaltarak, hayvanları daha rahat bir ortama getirebilirsek kuru madde alımını attırarak süt verimini uygun hale getirebiliriz. Bu makale yazın sıcak ve rutubetli havalarda ineklerin rahatını artırmak için hazırlanmıştır. Burada amaç meme enfeksiyonlarının önüne geçmek, düşük somatik hücre sayısını sağlamak, sütün kalitesini ve miktarını artırmaktır.</p>
<p>Stresi en aza indirilmiş inekler daha çok yem yerler ve daha çok süt verirler</p>
<p>Hedeflenen yüksek süt verimi ve yüksek kuru madde tüketimi, inek barınaklarının ve çevresel faktörlerin uygunluğu ile başarılı olur. Maksimum yararlanma için ineklerin 11-12 saat yatmalarına olanak tanıyan uygun ölçülü inek yataklarıyla sonuç alınır. Yataklık malzemelerinin (marangoz talaşı, kum, pirinç kavuzu v.s) yumuşak kuru ve temiz olmasına özen gösterilmeli ve İneklerin yattıkları zaman meme başları, mastitis etkenlerinin bulunduğu yataklık malzemelerine temas edeceğini unutmamalıdır. Bu çevresel mikro organizmalar streptococci (streptococcus uberis, streptococcus dysgalactiae) ve Koliformlar (E.koli, Klebsiella pneumomnia) temiz ve kuru zeminlerde çok az bulunur; meralar ve kuru padoklar temiz ve kuru kaldığı için memelerin bulaşmasına olanak tanımazlar. Ayrıca gölgelikler inekleri güneş ışınlarının yaydığı radyasyondan korurlar. Sonuç olarak Mümkün olduğunca sıcaklık stresini azaltarak yem alımı artacak ve süt verimi artacaktır.</p>
<p>Hayvan Sağlığı İçin Sıcaklık Stresinin Önemi</p>
<p>Kuzey Avrupa’daki modern süt işletmelerinde hava sıcaklığının en uygun 5C-25C olduğu tespit edilmiştir. Bu hayvanların çok düşük sıcaklıkları (-17C) tolore edebilmelerine karşın, 25C nin üzerindeki sıcaklıklarda bu tolerasyon azalmakta hatta özellikle rutubetin %80’nin üzerinde olma halinde daha da kötüleşmektedir. Yaşlı, ağır cüsseli ve yüksek verimli inekler gençlere göre sıcaklık stresine daha hassastırlar. Özellikle holstein ırkı inekler sıcaktan fazlaca etkilenirler. Güney Amerika’da yaz aylarında sıcaklık ve rutubetin yükselmesi ineklerde ve meme sağlığı ve verimi üzerinde olumsuz etkileri olduğu gözlenmiştir ve öncelikle güney doğu bölgelerinde özellikle temmuz ve ağustos aylarında mastitis vakaları en yüksek seviyeye çıkar.</p>
<p>Aşağıdaki grafikte görüldüğü gibi somatik hücre sayısı yaz aylarında artmakta, süt verimi de düşmektedir. Bu bize sıcaklık stresinin önemini bir kez daha vurguluyor.</p>
<p>Süt endüstrisinde bu kayıplar 2.4 milyar doları bulmakta olup bu tüm kayıpların %50sini oluşturmaktadır.</p>
<p>Tablo1. Süt ineklerinde sıcaklık stresine bağlı olarak değişen fizyolojik parametreler.</p>
<p>AZALAN ARTAN</p>
<p>Kuru madde alımı Kilo kaybı</p>
<p>Yemlerin geçişi Somatik hücre</p>
<p>Kanın akış hızı Klinikal Mastitis</p>
<p>Rumen Ph sı Solunum sayısı</p>
<p>Gebelik Su tüketimi</p>
<p>Vücut Kondisyon Puanı Terleme</p>
<p>Düve gelişimi Tükürük salgısı</p>
<p>Bağışıklık Koruyucu sağlık giderler</p>
<p>İneklerde Çevreye Uyum İçin En Uygun Sıcaklık Ve Rutubet Kriterleri</p>
<p>İnekler için en uygun ısı aralığı 10C-20C arasındadır. Bu aralıktaki sıcaklıklar temel metabolizma için uygun vücut sıcaklığı sağlar ve bu da ineğin konforuna olanak tanıyarak süt veriminin artışına olanak tanır. Bunun üzerinde ki sıcaklıklarda terleme, solunum sayısı ve kan akımı hızlanır ve inekler sıcaklık stresine girerler. Erken laktasyondaki ve yüksek verimli inekler çok daha fazla etkilenir. Kuru madde alımının azalmasıyla süt verimi %50 ye yakın oranlarda düşebilir. Bu sıcaklıkların artmasıyla immun sistem riske girer ve mastitis vakaları artar. Aşağıdaki grafikte hangi sıcaklıklarla birlikte ne kadar rutubetin bir ineğin laktasyon performansını etkilediği görülmektedir.</p>
<p>Örnek olarak hava sıcaklığı 22C, rutubette 30 olsun; toplamı 67 dir, bu da ineğimiz strese maruz kalmayacağını gösterir. Sıcaklık 30C, rutubette 30 olsun bu ikisinin toplamı THI değeri üzerinden 76 dır bu değerde hafif ve kabul edilebilir bir değerdir. Bu sıcaklıktaki inekler stresin şiddetine göre kendini adapta edebilmek için gölge yer ararlar, solunum sayılarını artırırlar ve az da olsa süt düşer. Kabul edilebilir sıcaklık stresi durumlarında solunum sayısı, vücut ısısı, su tüketimi artar yem tüketimi ve süt verimi ve gebe kalma azalır ve bundan hayvan oldukça rahatsızdır. Şayet sıcaklık stresi şiddetli boyuta gelirse vücut sıcaklığı yükselmeye başlar aşırı solumayla birlikte salya akıntısı başlar, su tüketimi artar ve hayvanlar oldukça sıkıntılı bir duruma girerler. Yem tüketimi azalır, süt verimi düşer kasılmalar başlar ve bu devam ederse hayvanları ölüme götürür. Rutubetin yükselmesiyle beraber yükselen çevre ısısı inekten sıcaklık atılımını azaltır ve ineğin vücut sıcaklığını yükseltir. Sonuç olarak bazı değişken fizyolojik olaylar sonu mekanizmalarında ki sıcaklığın atılması yerine ısının vücutta kalmasına neden olur. Örnek olarak vücut ısısını atmak için kan damarları genişler, solunum hızlanır, salya akıntısı başlar ve terleme artar. İnek gölge aramaya başlar hava akımı olan yere yönelir, çamura yatarak vücut ısısını toprağa vermeye çalışır. Maalesef bu gecikmiş ısı atılımı sonrası çevresel mikro organizmaların devreye girmesiyle mastitis artar ve yaz ayları boyunca somatik hücre sayısında artışlar gözlenir. Bu meme sağlığını bozan etkenlerin başında Koliler ve Streptokoklar gelir. Bunlar sıcaklık ve rutubet ortamında meme başında çoğalır. Yaz aylarında ineklerin mastitis olmasında ki en büyük etken uygun koşullarda barındırılmayan hayvanların kan kortizon seviyesinin (stress hormonu) yükselmesiyle bu yükselen kortizon immun sistemi baskılar nötrofil sayısı düşer ve mastitis etkenlerinin yok edilmesi engellenir. Sonuçta da ineğimiz mastitise karşı savunmasız kalır.</p>
<p>İneklerde Sıcaklık Stresini Etkileyen Diğer Faktörler</p>
<p>Rüzgârın hızı, hava akımı, güneş ışınları, hayvan sağlığı, sinek ve haşereler sıcaklık stresini etkileyen diğer faktörler arasına girer. Bunlara ilaveten coğrafik lokasyon, deri rengi, örnek olarak orijinini kuzey yarım küreden alan bos taurus ırkları, bos indicustan yani ekvatora yakın bölgelerden alan ırklara göre daha hassastır. Aynı şekilde siyah derili hayvanlar açık renkli derili hayvanlara göre sıcaktan daha çok etkilenirler. Çünkü bu hayvanlar ısıyı daha fazla emer ve daha az atarlar. Neyse ki inekler vücutlarındaki ısıyı atmak için bir mekanizma geliştirmişlerdir ve bu mekanizma sayesinde sıcaklık stresinden onları rahatlatır. Kendilerini sıcak hissettiklerinde rüzgârlı alanlara doğru hareket ederler, böylece acilen vücuttan ısı kaybı başlatılır. Ayrıca inekler ıslak ve çamurlu toprağa yatarak vücutlarındaki ısıyı toprağa verirler. Bu esnada damarlar genişler ve buna damarların vasodilatasyonu denir. Sonuçta bu ısı atmosfere bırakılır. Buna ilaveten solunum sayısının artması sıcak ve rutubetli havanın akciğerlerden buharlaştırarak atılmasını sağlar. Bunun dışında derisinde bulunan nem, onun vücudundan emilen ısı ve buharın göstergesidir. Bununla beraber ısı ve rutubet yükseldiğinde bu mekanizma yavaşlayacaktır.</p>
<p>Isı Stresini Azaltmak İnekleri Daha Fazla Rahatlatmak İçindir.</p>
<p>Isı stresini azaltmak için en iyi yöntemler, taze, serin ve temiz suyun devamlı önlerinde bulunması gerekliliğidir. Diğer yöntemlerin başında gölgelikler, ticari klimalar, tünel havalandırmalar, duş, fan istasyonları, göletler ve merkezi pivotlar sayılabilir. Hayvanların serinlemesin de en ucuz ve kolay yöntem gölgeliklerdir. Küçük çiftliklerde en kolay gölgelik ağaç gölgeleri olmakla beraber aşırı nitrojen ve idrar ağaç köklerine zarar verir. Kalıcı gölgelikler daha iyi olmakla beraber bunları tepe üstlerine koymak daha uygun olur; aksi takdirde ayakları ile toprağı kazarlar çamurlu bir bölge oluştururlar ve mastitisin yayılmasına olanak tanırlar. Yer değiştirebilen gölgelikler sayesinde ineklerin de yerleri değiştirilerek bunların önüne geçilir. Kalıcı gölgelikler yemliklerden uzağa konulmalı aksi takdirde inekler nerede yerlerse oraya dışkılayacakları için yatacakları yeri kirletir ve mastitis vakalarının artmasına neden olurlar. Sadece gölgelikler solunum sayısının %30 azaltır, bunlara ilaveten fanların konulmasıyla bu oran %67 lere çekilecektir ve bu iki yöntemle vücut ısısı azaltılacaktır. En etkili yöntem ise gölge, fan ve su fıskiyelerinin birlikte kullanılmasıdır. Özellikle kapalı barınaklarda fanların kullanımı iyi bir yöntem olup ineğin vücut unda ki sıcak havayı uzaklaştırır. İnekler sıcaklık stresi altındayken ürettikleri gross enerjinin %20 sini ısı olarak atarlar, bu çevreye yayılır ve onları sıcak hissettirir. Fanlar bu ısıyı ineklerin üzerinden alırlar ve inekler serinler. Su fıskiyeleri hayvanların tüylerini ıslatarak vücut ısısını azaltır (ısı bu yolla atmosfere yayılır.) Buharlaştırıcı soğutma sistemleri ve fıskiye destekli fanlar, ineğin vücudundan çıkan ılık suyu buharlaştırırlar. Sıcaklık stresine maruz kalan inekler dakikada 100 defa soluk alıp verirler. Fan ilaveleri bu sayıyı 1,5 saat içinde 90’a fan ve su fıskiyelerinin beraber kullanımı %50 düşüş sağlayarak solunum sayısını 50’ye çekerler. Tunnel ventilasyonda bir çok fan uzun yan duvarlara konarak hava hareketi ve hava değişimi yaparlar. Bu fanlar negatif basınçla dakikada 400-600 kübik feet havayı dışarı atarak ineklere taze hava çekerler. Bu fanlar havayı buharlaştırarak dışarıya atarlar ve barınak içindeki ısı 8C derece daha aşağıdadır. İneğin vücut ısısı 1.2 C derece düşerek sütü 2.3 lt artırırlar.</p>
<p>Yüksek hava akımını, ticari soğutucuları yüksek basınçlı su püskürtücüleriyle birleştirerek gölge altında çok daha iyi neticeler alınmıştır. Çalışmalarda bu şekilde yaklaşık %10’luk bir süt artışı, canlı ağırlıkta da 22 gr günlük artış gözlenmiştir. Fansız ise 25 gr azalış olmuş, fanlı sistemlerde sürüden reforma edilen hayvan sayısında azalış görülmüştür. Bununla beraber gölgeliklere konulan fan sistemleri oldukça pahalıdır. Soğutucu havuzlar yataklıklarla sağım hane arasına konulabilir ama bu havuzlardaki su durgun olmayacak şekilde dizayn edilmeli ve su sürekli su devir daim etmelidir. Bu havuzlardaki su durgun olup değişmez ise protetheca zophii (renksiz algler) gelişir ve bu antibiyotiğe cevap vermeyen mastitise neden olur. Bu nedenle durgun, su akımı olmayan havuzlardan kaçınılmalıdır. Hayvanlarımızın durgun sulara, çamurlu ve gübreli alanlara yatması engellenirse mastitisten o kadar uzaklaşırız. Sağım öncesi ineklerin toplama alanlarında fan su püskürtmeleriyle serinletme yapılabilir, bu alanlarda, kalabalıklığın getirdiği stres vücut ısısının ve rutubetin artmasına neden olur. İneklerin üzerindeki suyun damlama ve kuruması için sağıma girmeden 10-15 dakika beklenmesi lazımdır; aksi takdirde bu bulaşık su sağım esnasında süt soğutma tanklarına girerek sütteki bakteri sayısını artırır. Buna ilaveten bu bulaşık sıvılar meme başlıklarından pulsazyon esnasında girerek mastitise neden olurlar.</p>
<p>Sağım sonrası çıkışta ineklere fan istasyonlarında duş aldırılabilir ama bu su püskürtmesi sadece ineğin üstüne ve yanlarına yapılmalıdır. Sağım sonrası meme başlarına yaptığımız dezenfektanlar yıkanmamalıdır. İnekler gölgelik alanlara alınmalı ama bu gölgelik alanlar yemliklerin yanı başında olmamalı; çünkü inekler yedikleri yere dışkılarlar ve buraya yatarlar, açık olan meme başlarından, gübrede bulunan mastitise yapan bakteriler girerek mastitise neden olurlar.</p>
<p>Yeni Zelanda’da meralara kurulan pivotlar ve değiştirebilen sulama sistemleri hem hayvanları serinletir hem de taze serin su kaynağı vazifesi görürler. Sulama sistemleri aynı zamanda meraların sulanmasına olanak tanır. İnekler bunlara kolayca adapta olur ve altında dururlar, başka yere ayrılmaz ve sonuçta vücut ısıları düşer.</p>
<p>Çevrede Bulunan Hastalık Yapıcı Mikroorganizmaları Nasıl Azaltabiliriz ?</p>
<p>Açıkçası birçok durumlarda, sıcak havalarda serinlemek isteyen inekler su içmek isterler, hastalık yapan bu bakterilerde ineğin çevresinde bulunurlar. Ilık havaları seven bu organizmalar yem, su ve uygun ph bulduğunda çoğalırlar. Rutubetli ve çok sıcak havalar bunların çoğalmasına yardım ederler. Özellikle E.Koli’ler her 20-30 dakikada bir katlanarak çoğalırlar. Sonuçta çoğalan bu bakteriler meme başında toplanırlar. Sıcaklık stresinin olduğu zamanlarda kapalı barınaklarda hayvan yetiştiren çiftçiler daha fazla kaliteli süt almak için yönetim kurallarına uymak zorundadırlar, ki bunlar hijyen, yataklıkların temizliği, sağım prosedürleridir,</p>
<p>Çevrede yaşayan mikroorganizmalar Streptococlar (strep. Uberis,strep. Dysgalactia, strep.parauberis,ve strep.equinus) ile birlikte E.koli’ler, K.pneumonia ve enterobacter,citrobacter ve serratia spp. Sayılabilir. Yataklıklarda bulunan bakterilerin sayıları, meme başında ki bakterilerin sayılarıyla direkt bağlantılıdır. Bu da mastitise vakalarının artmasında en büyük etmendir. Temiz altlıklar, meme loblarındaki tüylerin yakılarak temizlenmesi, yürüyüş yollarının temizliği ilave olarak bakteri sayısının azaltılmasına yardımcı olur. Doğum esnasında inekler temiz ve kuru bir alana alınmalı ayrıca meraların en iyi doğumhane olduğunu unutmamalıdır.</p>
<p>Temiz çevre ve barınaklar, katı ve değişmez sağım prosedürleri çevresel mikropların önüne geçmede en önemli kriterlerdir. Bekleme alanından sağım haneye giren ineklerin memelerinde bulunan veya su fıskiyeleriyle bulaşık su ve organik madde taşıyan meme başları kesinlikle temizlenmelidir; çünkü bunlar yüzlerce çeşit mastitise etkeni taşıyan mikroorganizmaları beraberinde getirir. Bunlar meme başlarında bırakılırsa sağım esnasında meme pençelerinden girerek toplama tankına giderler ve bakteri sayısının artmasına neden olurlar. Unutmamalıdır ki soğuk seven bakteriler soğutma tankına girdiğinde sayıları daha artar. Dahası bu bakterilere pastörizasyonun da fazla etkisi yoktur, ürünlerin raf ömrü kısalacaktır. Meme başlarında bulunan bakteriler ön sağım daldırmalar uygulanarak sayıları en uygun şekilde azaltılır, buna pratikte ön sağım daldırma denir. Bunların kullanımı köpük, sprey olarak uygulama alanı bulmuş olup, temiz kâğıt havluyla da kurulanırsa %50 başarı elde edilir.</p>
<p>Ön sağım çok önemlidir, çünkü meme başındaki mikroorganizmalar temizlenir, süt iner ve sağımcılar sütte bir bozukluk var ise görürler. Sağımcıların plastik eldiven giymesi zorunludur; eldiven giymezlerse mikroplar ellerine yapışır ve bu yapışan mikroplar bir inekten ötekine geçer. Plastik eldivenler mikropların ele yapışmasını engeller. Sağımcılar bulaşık memeye dokundukları zaman elleri bulaşır, bu bulaşık kontamine olmuş eller ile diğer ineğin memelerini elledikleri zaman o ineğin memelerini de bulaştırmış olurlar. Eldiven giymekle bu tür bulaşmalar en aza indirilir.</p>
<p>Ön daldırma ön sağımı takiben yapılır, ön sağımdan sonra yapılan ön daldırmalar meme başlarında bulunan ve sağıcının ellerine bulaşan mikro organizmaları dezenfekte ederek öldürür. Bu antiseptikler meme başlarında bir müddet tutularak çatlak ve yarıklara nüfus ederek streptoccusları, coliform ve stapthycoculeri öldürür</p>
<p>Pratik olarak yapılan bu sağım prosedürü göstermiştir ki, E.Koli, klebsiella, enterobakter, citrobakter, serratia, strepto uberus, strep. Dysgalactiae ve staph. Aureus a karşı %50 etkilidir. Ön daldırma yapılarak tüm meme başı dezenfektan ile kaplanır, sağım başlığının meme ile temasında bulaşacak mikroplar öldürülür.</p>
<p>Ön sağımdan sonra meme başları en az 30 sn ön daldırma solüsyonuna maruz bırakılır ve bunun arkasından tek kullanımlık kâğıt havlu ile temizlenir. Sağım başlığı takılmadan önce meme başı gözle kontrol edilerek iş garantiye alınır.</p>
<p>Sağım esnasında meme yüzeyleri mastitisli etkenler tarafından enfekte olur ve bakteriler bir süt filmi olarak meme başlarında ve sağım başlığında depolanır. Sağım başlığı çıktıktan sonra bu mikroplar burada kalır ve mikroorganizmaların gelişmesine ön ayak olur. Bununla beraber son daldırmayla birlikte bu film plakası temizlenir. İnekler sağım bittikten sonra önlerine taze yem konarak ayakta durmaları özendirilir. Yaklaşık bir saat çamurlu ve gübreli yerlere yatmaları engellenir. Sağım sonu genişleyen meme başı delikleri mikropların kolayca içeri girmesine olanak tanır, bir saat sonra meme başı kanalını çevreleyen sfinkter kasları büzüşerek keratin tabakası bir mühür oluşturarak mikropların girişini engeller.</p>
<p>Sıcaklık Stresinde Beslenme</p>
<p>Sıcaklık stresini en aza indirmede en önemli faktör temiz ve serin sudur ve önlerinde sürekli olarak bulunmalıdır. 27 C ye göre +4.4 daha fazla sıcaklıklarda inekler %50 daha fazla su tüketirler. Günde 113 lt den 170 lt ye kadar su içebilirler, içilen su ineğin solunumunu ve salya atılımıyla da rutubetin atılımını sağlayarak ineği serinletir. 10 C dereceye kadar su soğutucuları tarafından soğutulan su solunum sayısını ve vücut sıcaklığını azaltır. Yem tüketimi artarak Rumen hareketleri artar dolayısıyla da süt verimi de artar. Hayvan başı sulukların uzunluğu 5 cm olarak hesap edilir. Su çok soğuk verilirse bu sefer Rumen mikrobiel aktivite ve fermantasyon azalır bu da daha fazla enerji ve daha fazla ısı atımına neden olur. Sıcaklık stresindeki hayvanların rasyonlarında değişikler yapılır. Rasyonda enerji artırılır ve yem katkıları ilave edilir (bufferlar, potasyum, karbonat, maya v.s.) Yüksek kaliteli kaba yem kullanımı sindirim sistemindeki ısıyı azaltacak ve hayvanı rahatlatacaktır. Kaliteli mısır silajı, ikinci biçim otlar birinci biçime göre sindirile bilirlikleri daha yüksek olduğu için yüksek enerjiye sahiptir. Total rasyonda süt yağının devamlılığı için NDF %28-30 arasında olmalıdır. Kuru madde alımı düşerse rasyona su ilave ediniz. Sıcaklık stresinde aşırı derecede kaybolan minerallerin yerine ilave edilerek eksiklik tamamlanır. Rasyonun toplam kuru maddesinde tavsiye edilen %1,5 potasyum, %0.30 magnezyum ve %0.55 sodyum tavsiye edilir. Diğer katkılar olarak Aspergillus oryzae, bira mayası, niacin ve yağda eriyen A, D, E vitaminleri önerilir.</p>
<p>Sıcaklığın yüksek olduğu saatlerde daha az yem porsiyonu, gece 4-6 saatlerinde ve akşam saat 9-11 arasında daha büyük porsiyonlarda yem önlerine sunulur. Silajın kolay ısınma olasılığından dolayı az ve sık olarak verilmesi önerilir. Rasyonun %90 nını tüketemiyorsa toplam rasyonun yağını %5-7 arasına getiriniz.</p>
<p>Kuru Dönemdeki İneklerde Sıcaklık Stresi Yönetimi</p>
<p>Kuru dönemdeki inekler sağmallara göre daha az kuru madde tüketirler ve daha kolay üstesinden gelirler, fakat meme dokularının gelişim bir sonraki sağım için gerekli olduğundan sıcaklık stresi kontrolü şarttır. Kuru dönemdeki en iyi yöntem gölgelikler, fanlar ve su püskürtmeleridir. Sadece gölgelik ile çözüme göre fanlar ve su püskürtmeleri sayesinde serinleyen hayvanların vücut ısısında ve solunum sayısında düşme uzun süren kuru dönem, yüksek vücut kondisyonu, sağlıklı buzağı daha fazla günlük süt artışı (3.5lt-5 lt) sağlamıştır. Bunlara ilaveten immun sistem tehlikeye maruz kalarak akyuvar sayılarında azalma görülür mastitis etkenlerini öldüren savunma sistemi kapasitesi azalır.</p>
<p>Sıcaklık Stresindeki İneklerde Mastitis Gözetimi</p>
<p>Mastitis önleme teknikleriyle işi garantiye almak ancak uygun çalışma koşullarıyla olur ve sütteki maksimum seviyeye ulaşmak için gözlem sistemleri oluşturulmalıdır. Özellikle çevresel stresin etkili olduğu dönemlerde süt kalitesi değer kaybeder. Gözlemler, basitçe sağım makinası filtreleri, klinikal mastitisler, dahası tanktan ve birey alınan süt numuneleriyle somatik hücre sayımları olarak yapılmalıdır. Süt üreticileri bunları periyodik olarak yaparlar. Örnekte görüldüğü gibi Orta Amerika’da ki çiftliklerin somatik hücre sayıları ay ay sayılmış ve grafikte gösterilmiştir. Böylece hangi aylarda artış olduğu kolayca görülmektedir. Gözlem sonucunda da tedbirler alınmalıdır.</p>
<p>Grafikte görüldüğü gibi iki farklı tankta son iki yıllık somatik hücre yapılmış yüksek somatik hücre sayımlı çiftlikte temmuz ve ağustos aylarında somatik hücrelerin daha da arttığı, ama iyi bir gözlem ve yönetimle alınan tedbirlerle somatik hücre sayısını düşürüldüğü görülüyor.</p>
<p>Düvelerde Sıcaklık Stresi Kontrolü</p>
<p>Düvelerin de sıcak havalarda rahatlatılmaya ihtiyaçları vardır; çünkü bu düveler geleceğin süt inekleridir. Buzağılıktan itibaren sağlıklı bir şekilde gelişmeleri, beklenen canlı ağırlığa ulaşmaları, kızgınlığa gelmeleri, meme dokularının gelişmeleri ve ilk laktasyonlarında maksimum süt verimine ulaşmaları ve bunu takip eden laktasyonlarında bunu gerçekleştirmeleri hedeflenir. Gölgelikler, fanlar ve su fıskiyeleri ile sıcaklık stresi azaltılır. Sıcaklık ve rutubet sinekler içinde ideal bir ortamdır. Özellikle kara sinekler hortumlarıyla deriden içeriye girerek hayvanı irrite ederler ve kan emerler. Özellikle kılsız bölgelere hücum ederek lezyonlara neden olurlar ve hayvanları S. aureus ile enfekte ederler. Uygun ortam bulunca da meme başından girerek ineğimizin mastitis olmasına neden olurlar. S. aureus ile enfekte olan memeler özellikle düvelerde meme gelişimine etkileyerek doğumdan sonra daha düşük verimine neden olurlar. Sıcaklık stresini engellemek için konulan fanlar, gölgelikler ve su fıskiyeleri bu sinek kümelerini etkisizleştirir. Bununla beraber sinek kovucular, tozlar, spreyler, larvacidler ve yem ilaveleriyle mücadele edilir. Larvacidler inekler tarafından yenilir gübreyle atılır ergin sinekler larvalarını buraya bırakır, gübrede bulunan kurtçuklar bunları yiyerek yok eder ve böylece sinek popülasyonunu azaltır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://torevet.com/sicaklik-stresinin-sut-ineklerinde-etkisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İNEKLERDE TIRNAK BAKIMI NASIL YAPILIR ?</title>
		<link>https://torevet.com/ineklerde-tirnak-bakimi/</link>
					<comments>https://torevet.com/ineklerde-tirnak-bakimi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mahmut Çalış]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Jan 2020 19:55:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://torevet.com/?p=1083</guid>

					<description><![CDATA[Tırnak kesimi mutlaka bu konuda tecrübe sahibi uzmanlaşmış bir Veteriner Hekimi tarafından yapılmalıdır. NEDEN?:İnek dört ayak üzerinde yere basar,bu basışta tırnaklar sayesinde olur,tırnaklar da belli bir açı ile düzgün şekilde yere basmalıdır,tırnak kesilirken ne şekilde bir hastalıkla karşılaşılacağı belli değildir,tüm bu hastalıkların tedavisi,tırnağın mihengi,koruyucu önlemlerin nasıl alınacağı hekimlik bilgisi gerektirir.Tırnakta yapılan hatanın sonu mezbaha dır.Dönüşü [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tırnak kesimi mutlaka bu konuda tecrübe sahibi uzmanlaşmış bir Veteriner Hekimi tarafından yapılmalıdır. <span id="more-1083"></span>NEDEN?:İnek dört ayak üzerinde yere basar,bu basışta tırnaklar sayesinde olur,tırnaklar da belli bir açı ile düzgün şekilde yere basmalıdır,tırnak kesilirken ne şekilde bir hastalıkla karşılaşılacağı belli değildir,tüm bu hastalıkların tedavisi,tırnağın mihengi,koruyucu önlemlerin nasıl alınacağı hekimlik bilgisi gerektirir.Tırnakta yapılan hatanın sonu mezbaha dır.Dönüşü çok zordur,yıllarca genetik yapısını düzeltmek için uğraştığınız bir hayvan elden çıka bilir.</p>
<p>TIRNAK KESİMİNDE DİKKAT EDİLECEK EN ÖNEMLİ KONU</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-1106" src="https://torevet.com/wp-content/uploads/2020/01/tırnak1-169x300.jpg" alt="" width="169" height="300" srcset="https://torevet.com/wp-content/uploads/2020/01/tırnak1-169x300.jpg 169w, https://torevet.com/wp-content/uploads/2020/01/tırnak1.jpg 540w" sizes="(max-width: 169px) 100vw, 169px" /><span style="color: #008000;">    <img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-1107" src="https://torevet.com/wp-content/uploads/2020/01/tırnak2-169x300.jpg" alt="" width="169" height="300" srcset="https://torevet.com/wp-content/uploads/2020/01/tırnak2-169x300.jpg 169w, https://torevet.com/wp-content/uploads/2020/01/tırnak2.jpg 540w" sizes="(max-width: 169px) 100vw, 169px" />    <img decoding="async" class=" wp-image-1139 alignnone" src="https://torevet.com/wp-content/uploads/2020/01/tırnakk-165x300.jpg" alt="" width="168" height="306" srcset="https://torevet.com/wp-content/uploads/2020/01/tırnakk-165x300.jpg 165w, https://torevet.com/wp-content/uploads/2020/01/tırnakk.jpg 528w" sizes="(max-width: 168px) 100vw, 168px" />  </span></p>
<p><span style="color: #ff0000;">Büyük baş hayvanlarda tırnak bakımının önemi</span></p>
<p><span style="color: #000000;">1</span>&#8211; Vücut ağırlığının azalması</p>
<p>2- Yemden yararlanmanın azalması<br />
3- Laktasyon (süt verimi) süre ve miktarının azalması<br />
4- Damızlık kabiliyeti yerinde olan birçok sığırın erkenden damızlıktan ayrılması</p>
<p>Tırnak Sorunlarının Ekonomik Bedeli<br />
Çeşitli nedenlerle ortaya çıkan tırnak sorunlarının yol açtığı kayıpların ekonomik bedelini kesin olarak ortaya koymak çok güçtür. Fakat, yetiştiricilerde fikir oluşturabilecek bazı bilgiler kolayca verilebilir. Örneğin, 1993 yılında Alman Holstein Friesian ineklerin %8’i ayak ve tırnak sorunları yüzünden damızlık dışı tutulmak zorunda kalmışlardır. Bunun anlamı, büyük emekler ve masraflarla yetiştirilmiş olan yaklaşık 42,000 baş ineğin kasaplık olarak değerlendirilmiş olmasıdır.<br />
Tırnak sorunlarının süt verimini %20-25 dolayında düşürdüğü kanıtlanmıştır. Yani, yıllık süt verimi 5 ton olan bir inek 1 ton kayıpla yalnız 4 ton süt verebilmektedir; kayıp yılda inek başına 1 ton; 10 baş ineğe sahip bir işletmede ise 10 ton süttür.                                                                         Biz Töre veterinerlik olarak üreticimizin bu kaybını önlemek için yılların verdiği tecrübeyle 7/24 hizmete devam etmekteyiz.<img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-1142" src="https://torevet.com/wp-content/uploads/2020/01/FB_IMG_1580474447304-250x300.jpg" alt="" width="468" height="562" srcset="https://torevet.com/wp-content/uploads/2020/01/FB_IMG_1580474447304-250x300.jpg 250w, https://torevet.com/wp-content/uploads/2020/01/FB_IMG_1580474447304.jpg 718w" sizes="auto, (max-width: 468px) 100vw, 468px" /></p>
<p>Bu tablo tırnak,yem tüketimi,süt verimi hakkında özetin özeti.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://torevet.com/ineklerde-tirnak-bakimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EMBİRYO TRANSFERİ NASIL YAPILIR ?</title>
		<link>https://torevet.com/embiryo-transferi/</link>
					<comments>https://torevet.com/embiryo-transferi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mahmut Çalış]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Jan 2020 16:53:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://torevet.com/?p=1080</guid>

					<description><![CDATA[EMBİRYO TRANSFERİ NASIL YAPILIR ? NEDİR?:Sperm ile birleşen oositin(yumurtanın) yedinci gündeki oluşumu embiryodur. AMACI; 1-Genetik değeri ve özellikleri yüksek bir inekten daha fazla buzağı alabilme 2-Mevcut sürünün ıslah edilmesi ve safkan damızlıklara dönüştürülmesi 3-Hayvan ıslah çalışmasına hız kazandırmak.örn.suni tohumlama ile 30 yılda alınacak yolu üç yılda alınması gibi. 4-Cinsiyeti önceden belirlenmiş sperma kullanılarak elde edilen [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>EMBİRYO TRANSFERİ NASIL YAPILIR ? NEDİR?:Sperm ile birleşen oositin(yumurtanın) yedinci gündeki oluşumu embiryodur.<span id="more-1080"></span></p>
<p>AMACI;</p>
<ul>
<li>1-Genetik değeri ve özellikleri yüksek bir inekten daha fazla buzağı alabilme</li>
<li>2-Mevcut sürünün ıslah edilmesi ve safkan damızlıklara dönüştürülmesi</li>
<li>3-Hayvan ıslah çalışmasına hız kazandırmak.örn.suni tohumlama ile 30 yılda alınacak yolu üç yılda alınması gibi.</li>
<li>4-Cinsiyeti önceden belirlenmiş sperma kullanılarak elde edilen embiryoların tranferi ile genetik değerleri çok yüksek elit sürü oluşturmak.</li>
</ul>
<p>NASIL YAPILIR?Alı cı ve Verici inekler seçilir,eş zamanlı senkronize edilir,vericiler düzgün şekilde östrüs belirtisi gösterirse tohumlanır.Ydinci gün vericinin uterusu yıkanır,elde edilen sağlıklı embiryolar alıcıların  rahmine yerleştirilir.</p>
<p>FAYDALARI; DÜNYA ÇAPINDA ELİT BİR SÜRÜ OLUŞTURMAK.</p>
<p>KİM YAPABİLİR? TÖRE VETERİNERLİK HİZMETLERİ;05324226326 ve 05344934100 numaralı telofonlarla irtibata geçebilirsiniz</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://torevet.com/embiryo-transferi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SÜT İNEKLERİNDE KURU DÖNEM BESLEMESİ</title>
		<link>https://torevet.com/sut-ineklerinde-kuru-donem-beslemesi/</link>
					<comments>https://torevet.com/sut-ineklerinde-kuru-donem-beslemesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mahmut Çalış]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Jan 2020 00:25:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://torevet.com/?p=1043</guid>

					<description><![CDATA[Süt ineklerinde doğumdan önceki ve sonraki üçer haftalık döneme geçiş dönemi (transition period) adı verilmektedir. Bu dönemin doğumdan önceki ilk 3 haftasına prepartum dönem, doğumdan sonraki ilk 3 haftasına postpartum dönem, doğumdan önceki ve sonraki birkaç günlük zamana ise peripartum dönem denilmektedir 1 Araştırmalar göstermiştirki süt ineklerinin özellikle kutru döneme geçişi ve yapılan yanlış beslenmesi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Süt ineklerinde doğumdan önceki ve sonraki üçer haftalık döneme geçiş dönemi (transition period) adı verilmektedir. <span id="more-1043"></span>Bu dönemin doğumdan önceki ilk 3 haftasına prepartum dönem, doğumdan sonraki ilk 3 haftasına postpartum dönem, doğumdan önceki ve sonraki birkaç günlük zamana ise peripartum dönem denilmektedir 1 Araştırmalar göstermiştirki süt ineklerinin özellikle kutru döneme geçişi ve yapılan yanlış beslenmesi sonucu çeşitli hastalıklarda (yağlı karaciğer, ketozis, hipokalsemi,meme ödemi, retensiyo sekundinarum [RS], metritis, abomazum deplasmanı, asidozis, laminitis) artış olduğunu göstermiştir.Doğum sonrasında hastalıklara yakalanmamak ve genetik yapısının elverdiği en yüksek sütü alabilmek için kuru döneme geçiş,doğumdan üç hafta önceki ve dogumdan üç hafta sonraki bakım ve beslenme mutlaka rasyon bilgisi yeterli olan bir Veteriner Hekimi tarafından yönlendirilmelidir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://torevet.com/sut-ineklerinde-kuru-donem-beslemesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
